proje365 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
proje365 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2011

Dünya daha da karanlık bir yer olmaya başlıyor

Gitgide daha karanlıklaşıyor dünya, doğru bildiklerinizi unutmaya hazır olun, en derinlere gizlediğinizi düşündüğünüz hırslarınızın, korkularınızın serbest kalacağı günler yakın. Şimdiden hazırlanın, yavaş yavaş bir başkası olmaya...
Artık bilinçdışınızla yaptığınız anlaşmanın sonuna geldiniz.


//proje365 hakkında bilgi için...//

14 Ağustos 2011

Tatil dönüşü

Tatilin rehaveti ve tatlı yorgunluğu, yemek boyunca içilen kırmızı şarabın da etkisiyle, kahveler geldiğinde bir sessizliğe neden olmuştu. Bu sessizlikte ertesi gün çıkılacak dönüş yolunun bir payı var mıydı bilinmez, fakat iki gece önce yine aynı masada, aynı insanlar, kısa bir süreliğine geride bıraktıkları "gerçek" hayatlarına geri döndüklerinde asla yerine getiremeyecekleri "önemli" kararlar almakla meşguldüler.
Belki de sessizliğin nedeni sadece buydu.



12 Ağustos 2011

Dil dertleri

"Nasılsın?"ın samimiyetsiz ve anlamsız bir soru olduğunu tüm dünyayla paylaştığım gün aklıma bir arkadaşımın bahsettiği bir başka dil derdi konusu geldi:
"Herhalde"

"Herhalde" ne demek?

Bu bileşik kelimeyi oluşturan iki farklı kelimenin bir araya gelmesi şu anlamı yaratmaz mı?
Her durumda! Yani, şüphe yok!

Peki gerçek anlamı nedir, genelde nasıl kullanıyoruz?
- Akşam geliyor musunuz?
- Herhalde geliriz!
- Yani?

9 Ağustos 2011

Nasılsın?

"Nasılsın?" nasıl bir sorudur?
"Nasıl" ne anlama geliyor ki "nasılsın?" anlamlı bir soru olsun.
Hele nezaket gereği genelde hiç düşünmeden bir çırpıda ağızdan çıkıveren bir soru olması daha da ilginç kılıyor durumu.
- Nasılsın?
- Etli, butlu, kanlı, canlı
- Nasılsın?
- Genelde nemrut...
- Nasılsın?
- ...!
"Nasıl" kelimesini TDK'da arayınca soru cümlesiyle ilgisiz sonuçlar çıkıyor. Başka sözlükler elbette başka sonuçlar verebilir. Buyurun siz de göz atın


Nasılsın sorusu anlamsız ve bu nedenlde de genek kullanımının aksine nezaketsiz bir soru. Yeni bir şey koymalı ortaya, en azından daha samimi...

Not: Bir Hakkı Devri uslubu hissettim yazımda, yazmış da oldum, neyse!

//proje365 hakkında bilgi için...//

7 Ağustos 2011

Teoman'ın hayal kırıklığı

Teoman'ın müziğini hiçbir zaman sevmedim. Çok sık dinlediğim söylenemez fakat orada burada duyduğum kadarı bir yargıya sahip olmama yeterli diye düşünmüşümdür.
Teoman'ın müziğini sevmediğim gibi dışarıdan göründüğü kadarıyla tanıyabildiğim Teoman'ı da hiçbir zaman sevmedim.
Neyse, bunların çok önemi yok, fazlasıyla öznel yargılar. Teoman'ın müziği bırakması da değil mesele...
Benim önemli bulduğum ve Teoman hakkındaki görüşlerimi gözden geçirmeme neden olan şey müziği bıraktığını açıkladığı metindir. (Eğer bu yeni bir pazarlama taktiği değilse, yani samimiyse, benim de kafamı kurcalayan noktalara değinmesi nedeniyle önemli bir metin.) Hakkında uzun uzun yazılabilecek bir metin. Sanatın ya da sanatçının ne olduğunu elbette Teoman'dan öğrenecek değilim fakat yaptığı işe yıllarını vermiş bir insanın hayal kırıklığını yansıtması bakımından önemli bir metin.
Teoman'ın web sitesinden yazıldığı orijinal halini buraya kopyalamak istedim fakat şöyle bir mesajla karşılaştım.
Dediğim gibi, eğer bir pazarlama cinliği değilse ilginç bir hal aldığı söylenebilir bu işin.
Bekleyip göreceğiz.



6 Ağustos 2011

Sus

Söyleyecek sözü olmadığında ya da susmak gerektiğinde susmalı insan.

27 Temmuz 2011

Yol

Yol muydu yoksa yolun sonundaki beni bekleyen son muydu beni düşündüren, düşüncelerimin bulanıklığıydı belki tüm bunların nedeni ya da bulanıklık düşüncesinin kendisi, beni tekrarlara düşüren...




26 Temmuz 2011

Calvino

"Bazen insan kendini eksik hisseder, oysa sadece gençtir."
Ey Calvino, sana inanmak istiyorum tüm kalbimle ama ne zaman bitecek bu gençlik çağı?




25 Temmuz 2011

Kötü karne

Hastane çıkışında, ellerindeki karton dosyalar içinde röntgen ya da mr filmlerini taşıyan yorgun, hasta insanların bir kısmı karne almış çocukları hatırlatıyor bana. Belli ki yorucu ve yıpratıcı geçen onca yılın ardından karne de kötü gelmiş.


//proje365 hakkında bilgi için...//

24 Temmuz 2011

Henüz yazıl(a)mayan

Bir an içim geçmiş olmalı.
Gözlerimi açtığımda bulunduğum odada kimse yoktu. Şaşırtıcı bir durum olmadığını düşünsem de buna inanmak istemiyordum, inanmak işime gelmiyordu. Yine de evin içinde yapayalnız olduğumdan emindim, bu yüzden hiç kimseye seslenme ihtiyacı hissetmeden sessizce yerimden kalktım. Bir ürperti omuzlarımı sarstı. Az önce oturmakta olduğum koltuğun kenarında büyükbabamın yün hırkası vardı. Sabah ayazının dışarıda beni beklediğini düşünerek kollarının altı incelmiş hırkayı sırtıma geçirdim. Evin kapısına gelene kadar dışarıdaki güneşli günün farkında değildim. Kapıyı açtığımda güneş yüzüme bir ...... gibi çarptı, iki gündür nefes almadan devam eden fırtınadan eser yoktu. Nedensiz yere huzurlu hisettim, belki de bir nedene ihtiyacım yoktu.
Sol yanda Yusuf, minibüsün yanında beni bekliyordu, yavaş bir el hareketiyle beni içeri davet etti. Kendisi de bindi, tek kelime etmeden kontak anahtarını çevirdi ve minibüs hareket etti.
Bir süre sonra ev, arkada, küçücük bir noktaya dönüştü ve yokoldu.


//proje365 hakkında bilgi için...//

23 Temmuz 2011

Yeni yıl

Günlerce öncesinde çekilmiş, dekoruyla, coşkusuyla, her şeyiyle sahte bir yılbaşı kutlamasıydı ekrandaki.
Bir an, sahne olarak tasarlanmış alanda dans eden kalabalığın arkasında, masada tek başına oturan bıyıklı adama takıldı gözleri. Çevresindeki diğerlerinin aksine bu sahteliğe isyan ediyordu sanki. Önündeki tabağa odaklanmıştı (belki de sahte olmayan tek şey tabaktaki yemekti).
İşte tam da o anda, ekrandaki adamın ölmüş olabileceğini düşündü. Evet, bu bir olasılıktı, yeni yılı karşılayan geri sayımın başladığı dakikada, ekranda kendinden geçmiş bir halde eğlenen kalabalığın içindeki bu adam belki de çekimden hemen sonra bir kaza geçirmiş ve ölmüştü.
Gerçeği hiçbir zaman bilemeyecekti.

//proje365 hakkında bilgi için...//

22 Temmuz 2011

Edebi soru?

Kendiliğinden "değerli" olarak adlandırılabilecek bir edebiyat eseri ya da gelenek olabilir mi?
Neyi tartışıyoruz?


//proje365 hakkında bilgi için...//

21 Temmuz 2011

Tanışma


"Artık seni tanıyamıyorum," dedi.
"Belki de hiçbir zaman tanımamıştın, sadece tanıdığını düşünmüştün. Düşünmüştük!" dedim.
Durakladı, böyle bir cevabı beklemiyordu sanırım.
Bunca yıldır bu tür sessizliklere son veren taraf her zaman o olmuştu. Bu kez ben erken davrandım:
"Peki, yeniden tanışmaya ne dersin?"
Yüzünün gergin ifadesi bir anda yumuşadı.
Gülümsedi.

19 Temmuz 2011

En seksi ney?

Milliyet Gazetesi'nden büyük bir gazetecilik örneği... En seksi porno yıldızları en sevdiğimiz ulusal gazetemizin internet yayınında.
Galerimizde toplam 60 fotoğraf var. En seksi 30 porno yıldızını 30'dan geriye saymak suretiyle okurlarının karşısına getiren Milliyet bu hizmetini bir başka hoşlukla taçlandırıyor: referans olarak da meraklı okurlar için her bir yıldızın ismini veriyor.
Bu güzel hizmetin sonucunda aklıma bir kaç soru takılıyor: bu listeyi kim, nasıl belirliyor, oylama nasıl yapılıyor ve hangi seçim kriterleri kullanılıyor?


//proje365 hakkında bilgi için...//

18 Temmuz 2011

Meme

Ağlamayana meme vermiyorlarsa bu dünyada, neden susuyoruz, uzun süredir bunu düşünüyorum. Bu durumu onayladığım için değil, yanlış anlaşılmasın, hep beraber bağırdığımızda dünyanın nasıl bir yer olacağını merak ettiğimden!


//proje365 hakkında bilgi için...//

17 Temmuz 2011

İstekler ve ihtiyaçlar

Doktor bir yandan bilgisayar klavyesine dadanan kara sineği mekanik el hareketleriyle kovalamaya çalışıyor diğer yandan ilgisinin aslında benim üzerimde olduğunu belli etmek amacıyla gözlerini gözlerimden ayırmamaya gayret ediyordu. Sakin bir sesle "ihtiyaçlarımız ile isteklerimiz arasındaki ayrımı artık belirgin hale getirmemiz gerekli," dedi ve sol avcunu masaya vurdu, sinek kaderiyle yüzleşmişti sonunda.
Her zamanki gibi birinci çoğul şahısta konuştuğu için gerçekte kimler hakkında konuştuğunu anlamamıştım.


//proje365 hakkında bilgi için...//

Devam...

Çevrelerinde olup bitenlere rağmen hayatlarına hiçbir duraklama yaşamaksızın devam edebilen insanlar, size işte bu nedenle hayranlık duyuyorum, bunu nasıl başarabildiğinizi anlayamasam da!


//proje365 hakkında bilgi için...//

15 Temmuz 2011

Çılgınlık

...toplumun deliliğe teslim olduğu günlerin başlangıcıymış tüm o olanlar. Bizler o zaman bunun farkında değildik tabii, birbirimizi öldürmekle o kadar meşguldük ki!




14 Temmuz 2011

Tekrar: iş yeri

İş yeri garip bir yer.
Uyumakla geçen ortalama 8 saatini dışarıda bırakırsak, hayatımızın yarısını iş yerinde geçiriyoruz. Tanıdığımızı düşündüğümüz ama asla tanıyamayacağımız garip insan topluluğuyla birlikte... Aynı binada, aynı odada, aynı masanın etrafında... Kurallarını hep bir başkasının koyduğu bir oyunda...
Kimse insanlığın rasyonel bir temele dayandığını iddia etmesin bana. İkna etmeniz mümkün değil!


//proje365 hakkında bilgi için...//

13 Temmuz 2011

Yetişkin

Bu arada "yetişkin" derken kafamda tam olarak nasıl bir kavramın olduğunu bilmediğimi farkettim. Sözcükleri, anlamlarını derinlemesine düşünmeden kullanınca bu tür yanılgılara düşüyor insan. "Yetişkin"i tarif eden bir çok alan var (hukuk, psikoloji, fizyoloji, cinsellik, yaş vs vs) ve bunların işaret ettiği tarifler her an kesişmek zorunda değil.
Yeni bir şey söylemediğimin farkındayım elbette!


//proje365 hakkında bilgi için...//